akrep

Akrep..

Eklem bacaklılardan gerçek eklem bacaklılar altdalının örümceğimsiler sınıfının bir takımıdır.Eklem bacaklıların en eski örneği olan akrepler, 300 milyon yıl önceki silür devrinde ortaya çıkmışlardır.Silür devrinden kalma fosillerin incelenmesi bunların bugünkü akreplerle aynı yapıda olduklarını göstermiştir.Akreplerin birbirine çok benzeyen 600'den fazla türü bilinir.Aralarında büyüklük, renk, göz sayısı ve vücut kısımlarının gelişimi gibi farklar vardır.Genellikle iridirler, en büyükleri batı Afrika'da yaşayan Pandinus İmperator türü olup uzunluğu 20 santimi bulur.Renkleri genellikle kahverengi, bazen de yeşil mavi ya da siyahtır.


Vücut Yapısı ve Besin


Akrepler "Prosoma" denilen kesiksiz sırt kabuğu ile korunan bir baş, "Opistosoma" denilen ve yedi parçadan meydana gelen merkez ve beş parçadan meydana gelen kuyruktan oluşurlar.Kuyruğun son halkasında bir çift zehir bezi taşıyan, eğrilmiş bir zehir iğnesi vardır.Ağzının önünde avını parçalamakta yararlandığı iki kıskaç yer alır.Avlanmada bazen zehirli kuyruğunun yardımı da olur.Çekirge, güve, sinek, karınca, termit, örümcek ve fare yiyen akrep, kıskaçlarıyla avını yakaladıktan sonra çenesiyle parçalar.

Akreplerin ağzı çok küçüktür.İki kıskacıyla yakaladığı avını gırtlağının emici hareketiyle sindirim yoluna çeker, sıvı kısmı ve yumuşak dokuları sindirir.Avını çok ağır yer, küçük bir böceği yemesi saatlerce sürebilir.Öteki eklem bacaklılar gibi akrep de aylarca, bazen bir yıla yakın bir süre beslenmeden yaşar.Akrebin ön alt kısmında bulunan 4 çift bacak, gerektiğinde hızla hareket edebilir.Ancak akrep çoğu zaman hareketsiz durur.Avını dolaşarak aramaz, yanına gelmesini bekler.Yavaş, dikkatli hareket eder.Prosoma'nın üst tarafında iki göz bulunur.Yanlarda da 3 ya da 5 göz vardır.Bunlar basit gözlerdir.Net görüşleri yoktur.Görme duyusu akrepler için önemli bir duyu değildir, çünkü daha çok akşam karanlığında etkindirler.Akreplerin asıl duyu organları, kıskaçlarının üzerindeki duyu kıllarıdır.Bu kıllardan bazıları ses titreşimlerine karşı duyarlıdır.Diğerleri ise dokunmayı ve hava akımlarını alıcıdır.Bunlara ek olarak üreme organlarının hemen arkasında, üst karnın alt kısmına yapışık, tarak biçimli, akreplere özgü bir çift duyu organı daha vardır.Bu taraklar kullanılmadıkları zaman vücuda yapışırlar.Akrep hareket ederken tarağın dişlerini toprağa fırça gibi sürter.Bu duyu organının dişlerinin ucunda çok sayıda sinir ucu bulunması bu tarakların daha çok toprakta oluşan titreşimleri alıp, yaklaşan tehlikeyi önceden bildirmesine yarar.Akrep, tarak aracılığıyle toprağın niteliklerini de anlar, bu özellik, çiftleşme döneminde erkeğin toprak üzerine sperm bıraktığı sırada çok önemlidir.
Akrepler solunumlarını üst karında ve vücudun alt bölümünde "stigma" ile dışa açılan 4 çift kitap akciğeri ile yaparlar.Kitap akciğeri örümceklerde ve akreplerde bulunan tipik solunum organıdır, akciğer ve trakea arasında bir yapı gösterir.Derileri su geçirmez olduğundan su saklama olanakları vardır.

Üreme

Akreplerin çiftleşmeleri ve özellikle bu sürede yaptıkları danslar çok ilginçtir.Bu hareketin ayrıntıları soya göre değişiklik gösterir.Dansın tek amacı dişinin, erkek spermasını alabilecek uygun duruma girmesidir.Erkek kuyruğu havada olarak, dişiye yüz yüze gelinceye kadar yaklaşır ve kıskaçlarıyla dişinin kıskaçlarını tutar.Dişi ve erkek kucaklaşmış bir halde geriye ve ileriye bezen de yana doğru hareket ederler.Bu durum saatlerce sürer.Bu süre içerisinde ikisinin kuyruğu birbirine dolaşır ya da erkek dişinin vücudu üzerine çıkar ve ayakları ile onu tahrik eder.Bazı türler yalnız bir kıskaç, bazıları ise kıskaç yerine çenelerini kullanırlar.Dansın bir bölümünde erkek spermayı üreme organından yere bırakır, dişiyi spermanın üzerine iter, kendisi geri çekilir.Sperma dişinin vücudunun altındaki taraklara çarpınca, üreme organlarını örten kapakcıklar açılıp sperma içeri alınır.Akrepler yumurtlamazlar, canlı yavru doğururlar.Bir kerede 20-25 yavru doğar.Yumurta ana vücudunda embriyon durumuna gelir.Embriyon tüp şeklindeki bir kordonla ana bağırsağına bağlıdır ve oradan beslenir.Doğumdan hemen sonra, yavru akrepler annenin sırtına çıkarlar ve bacaklarının ucundaki memelere yapışırlar.Burada birkaç gün ya da birkaç hafta kaldıktan sonra anayı bırakırlar.6-7 tüy dökme dönemi geçirdikten sonra ergin duruma gelirler.Bu süre yaklaşık olarak 1 yıldır.

Zehir

Akreplerin savunma araçları zehirli iğneleri ve kıskaçlarıdır.Büyük akrepler, dokulununca tiz bir ses de çıkarırlar.Zehirin şiddeti türlere göre değişiktir.Akdeniz bölgesinde yaşayan Euscorpius türü az zehirlidir.En zehirli tür güney Avrupa ve kuzey Amerika'da yaşayan Bathus occitanus'tur.Ayrıca Batı Afrika'da yaşayan Pandinus İmperator, Kuzey Afrika'da yaşayan Androctonus Australis, Brezilya'da yaşayan Tityus türleri insanlar için çok tehlikelidirler.Genel olarak küçük akrepler daha zehirlidir.Akrepler çeşitli savunma araçlarına karşın birtakım örümcek, kertenkele, yılan, kuş ve maymunların avı olmaktan kurtulamazlar.Maymunlar akrebin zehirli kuyruğunu kopardıktan sonra yerler.

www.ensafarkadas.com © Copyright 2013
( e-mail ) Designer : KARASU